9 Temmuz 2012 Pazartesi

Herkes aynı hayatta

Neyse efendim, ne diyordum.. şimdi öncelikle şunu demek istiyorum ki yazım kuralları beni ne hikmetse fevkalade sıkıyor, büyük harf küçük harf olayına ve hatta noktalama işaretlerine dikkat edesim hiç yok. böyle ergen gibi yazmak istiyorum. izninizle..
haftada bir sosyal aktivite kesmediğinden konserin peşinden cumartesi de pek muhteşem bir opera olayına nail oldum. opera festivali açılış gününde gerçekleşen operamızın adı don juan ya da don giovanni.. 9da başlayan opera açılış konuşması, akm protestoları falan derken 9.40 gibi başladı. sanırım bittiğinde saat ya 1di, ya 1'e geliyordu. yok arkadaş, opera seyircisi bayağı cinsmiş. twitterda biri yazmış da, bunlara jet set deniyormuş. ben yenge, görümce ve elti demeyi tercih ederim o fönlü saçlarıyla ve abiyeleriyle. bir de herkes birbirini tanıyor ben anlamadım. ama beni tanıyan çıkmadı ne hikmetse. e gizemli bir kişiliğim ne de olsa. fönsüz olduğumdan tanıyamadılar belki de. ne olursa olsun, ne muhteşem birşey olursa olsun bir insanın 3 saatten fazla aynı koltukta oturması ve muhteşem bir konsantrasyonla birşey izlemesi pek olası değil. buna kim olası diyorsa gelsin göstereyim. evet ara vardı ama ne fayda. bir de pek muhterem reji hiç mi bir cacık kesmedin be eserden. her zerresini oynamışsın. bir de biz angutmuşuz gibi her cümleyi 3 kere tekrar ettirmişsin. valla 3 saatlik operayı kağıda döksen bak abartmıyorum 2 A4 tutar önlü arkalı. ne fazla ne eksik. aman neyse, yanarım yanarım o festival için devletin oraya harcadığı ve denizbankın hibe ettiği paraya yanarım. o parayla ne tiyatro medreseleri kurulurdu be.. peff..

haliç bok renginde ama kokusuz bu arada. olay haliç kongre merkezindeydi de ordan biliyorum. bok renginde olan birşeyin kokmaması şaşırtmadı değil. sadece ben değil düğüne katılan tüm görümce ve eltiler de bu duruma şaşırdı. aa dedi hepsi kokmuyor.

kahve dünyasının dondurmalarına dadandık bu aralar. bitter çikolatalı, damla sakızlı favorim. portakallı sorbe berbat birşey sakın yemeyin. yazın dondurma gibisi yok. bir de içine yarım limon sıkılmış soda.. evet az önceki tweetimden çaldım da koydum buraya..

evdeki tüm camlar açıkken nasıl oluyor da kafamdan kötü düşünceleri söküp atamıyorum. ay onu yazmıcaktım da dicektim ki nasıl oluyor da kan ter içinde kalmaktan kendimi alamıyorum.

böyle işte ya.. bir daha ne zaman yazarım acep.. yazmak kaç kalori harcatıyor? ütü çok harcatıyor bence yazın en azından. (evet bunu da tweetlediydim). ben on parmak yazıyorum, o zaman 10*parmak başına 1 kalori olsa 10*kelime sayısı olsa oooo bayağı yakarım yaw.. onu da 100'e böleyim di mi? gerçekçi olmayacak yoksam. sonuçta mesela 45 dakika bisiklet çeviriyorsun 150 kalori falan yakıyorsun. şaka gibi.. hayat daha adil olabilirdi bence..

saygılar benden..

4 yorum:

servis dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
varol döken dedi ki...

silinen yorumu görmek istiyorum ben. sansürcü blog istemiyoruz!

kusburnu dedi ki...

al bakalım meraklı döken:

Degerli blog sahibi,blogunuzdan çok yararlandık grand ofis mobilya başarılarınızın devamını diler.

varol döken dedi ki...

niye siliyorsun mis gibi yorum yapmış ayrıca yararlı benim yorumlarım gibi boşbeleş değil!