bir gün gelecek, bir gün.. ve o gün yapmak istediğim her şeyi yapıyor olacağım, olmak istediğim insan olmuş olacağım.. gibi gelir ara ara bana.. ama bilirim ki öyle bir gün asla gelmeyecek.. bu umutla yaşamak boş ve acı bir derttir..
bir gün gelecek, okumak istediğim kitapların tümünü okuyabilecek kadar zamanım olacak, konuşmak istediğim herşeyi konuşabilecek kadar dilim olacak, derin mi derin ilişkilerim olacak, muhteşem aile hissiyatlarım olacak, hayata dair birşeyleri gerçekleştirmiş, hayata bir çizik atmış bir insan olacağım.. sanırdım.. hala da ara ara sanırım.. sanrıdır bu sadece.. sanırım sanrı.. sana bana sanrı.. sara sara sanrı..
öyle bir gün yok.. gün olan gün bugün.. olacaksa birşeyler bugün olmalı.. bugün olmuyorsa yarına dair umudum varsa yarın olmalı.. umudum yoksa sanrının sanrı olduğu da doğru demektir.. umutsuz yaşanıyorsa sanrı hiç olmamış demektir.. sanrı bir umuttur zira.. erişilmeyeceği bilinse de bir umuttur sanrı..
ersin'in son uykusuz'da çizdiği anne-babaya kötü davranıp vicdan azabından geberme haline değinen arkadaşım Bülent'e buradan selamlarımı iletiyorum.. O sayfayı okuyunca "ulan ben ne düşünsem bu çocuk onu çiziyor" demiştim kendi kendime.. zira anne-babaya kötü davranma olaylarından hallice muzdarip bir kişiyim ben de neticede.. kıvran dur vicdan azabından..
sanırım şu hayatta en çok istediğim şey sevdiğim kimsenin yokluğunu yaşamamak.. herkesten önce göçüp gitmek.. kendimi son derece ve fena halde dayanıksız buluyorum birilerini kaybetme konusunda..
1 yorum:
benim galiba bu sabah itibariylen umudum kalmadı...Hayat enerjimin pili dün fazla uykuda tükenmiş. Ama Ersin'i seviyorum, iyi huylu bir çocuk, o da bizim gibi kötü müyüm iyi miyim arasında gidip gelmekte işte.
Yorum Gönder